![]() |
25 Kasım 2019 Pazartesi
İSRAİL- TÜRKİYE / ARZ-I MEVUD- MİSAK-İ MİLLİ SAVAŞI
3 Ağustos 2018 Cuma
Türkiye-ABD Gerilimi ve Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Fikirler ve Çözüm Önerileri
SON GÜNLERDE YAŞANAN ABD-TÜRKİYE GERİLİMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN YENİ FİKİRLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Türkiye, son iki haftadır ekonomi ve siyasette meydana gelen ani gelişmelerle adeta bir beşik gibi sallanıyor. Temmuz ayı şüphesiz ülkemiz için çok zor geçti gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında meydana gelen tüm olaylar bizi yazın kavurucu sıcağından daha da bunaltan bir süreç yaşattı.
24 Haziran seçim sonuçlarından sonra Cumhurbaşkanlığı kabinesi belli olmuş ve özellikle ekonomi alanında kabinede sürpriz isimler ile karşılaşmıştık. Tüm bu süreçlerden sonra ise ABD ve Türkiye arasında yaşanan gerginlik hepimizin odak noktası oldu. Türkiye ‘nin yıllardır başına bela olan terör örgütlerine maddi, manevi ve fiziki yardımda bulunan Amerikalı rahip, daha doğrusu misyoner Andrew Brunson’ın tutukluluk kararının devamı ve hemen akabinde ev hapsi süreci ABD'yi oldukça rahatsız etti. Bölgedeki planlarını mevcut piyonları ile organize etmeye çalışan ABD ve onun kendini bilmez başkanı Donald Trump söz konusu misyonerin ABD’ye iadesini istedi. Türk yargısının bağımsız olduğunu vurgulayan Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cevabı ile Trumpın başkan yardımcısı Mike Pice, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanlarımıza yaptırım kararı aldıklarını açıkladı ve iki ülke arasındaki siyasi gerilim üst seviyeye çıktı.
İki ülkenin bu restleşmesi sonucunda dolar tarihi bir rekor kırarak 5.10 seviyesine kadar yükseldi. Ekonomi alanında meydana gelen değişimleri aslında Temmuz Ayı’nın başından itibaren başladığını söyleyebiliriz. Özellikle yeni kabinede ekonomi kurmaylarının piyasanın beklemediği isimlerden oluşması, TCMB’nın bağımsızlığına yönelik şüpheler, yurtdışı gelişmelerle birlikte özellikle Dolar-TL Kuru ciddi bir volatilite yaşamış ve yönünü yukarıya doğru çevirmiştir. Bununla birlikte enflasyon rakamlarının haziran ayında 15 seviyesini aşması, TCMB’nin 24 Temmuz PPK toplantısında faizler ile ilgili aldığı kararın piyasa beklentilerine uymaması dolar kurunu daha da ateşlemiş ve son gelişmelerle de Türkiye-ABD gerginliği bu ateşe benzin dökmüş ve kur son yılların rekor seviyesi olan 5.10 düzeyini görmüştür.
Peki tüm bu gelişmelerden sonra yapılması gerekenler nedir? Ülke olarak, Millet olarak ne yapmalıyız nasıl bir tavır içerisinde olmalıyız işte tüm bu soruların cevabını şahsen uzun uzun düşündüm ve şu sonuçlara ulaştım.
1. Mevcut Türkiye Ekonomisi Hala Ciddi Anlamda Bağımlı Bir Ekonomidir.
Bu yargıyı ortaya atmanın en büyük kanıtlayıcı sebepleri yurtdışında meydana gelen veya yurtdışından bir kişiye ani bir müdahalede bile ekonomik göstergelerimiz saniyesinde etkileniyor, kurlar kontrolden çıkıyorsa bu konuda ciddi problemler var demektir. Türkiye son 15 yılda ekonomik anlamda çok ciddi ilerlemeler kaydetti ama hala önemli sektörlerde pazar konumundan, tüketici konumundan üretici alanına geçemedik. Özellikle sanayi ürünlerimizin %60-65’i ithal mallara dayanıyor ve bu malların çoğunun menşei ABD, işte bu nedenden dolayı ani kararlarda çok ani ve düzensiz seviyelerde volatilite yaşıyoruz. Cari açık seviyemiz ise neredeyse 50 milyar dolar civarında olup ekonomimiz için ciddi bir sorun olarak varlığını devam ettirmektedir.
2. Ekonomi Kurumları ve Kurmayları Maalesef Etkin Davranamıyor
Ekonomi kurumlarını ele aldığımızda TCMB’sı para politikalarını maalesef etkin bir şekilde kullanamamaktadır.
En basit örneği TCMB 24 Temmuz PPK toplantısında faiz ile ilgili kararını piyasaların beklentisi dışında kullanmıştır. Faizi yükseltmek tabi ki her zaman başvurulacak bir yol değildir ama kurun ateşini alabilmek zaman kazanabilmek için faiz silahını bazen yerinde kullanmak şarttır. Ekonomi kurmaylarına geldiğimiz zaman maalesef ekonomi alanında ki şahıslar yine piyasanın beklentisi dışında sürpriz isimlerden oluşmuştur. Teknokrat ve alanında uzman kişilerin varlığı maalesef şuanda gözükmemektedir.
3. ABD'yi Gerçekten Tanıyor muyuz?
ABD şüphesiz küresel dünyanın en büyük ekonomisi peki bu küresel gücün başkanları nasıl karakterde insanlar, bu insanların karekteristik yapısı yapacakları faaliyetlere yansıyor mu ? Şüphesiz yansıyor çünkü başkanlık yapacak kişinin hamlelerini sezebilmek için daha önceden uğraşmış olduğu alanlarda ki söylemleri faaliyetleri bizim geleceği okumamız için iyi bir argümandır.Diyelim ki Trump yerine Hillary Clinton yada Obama tekrar başkan olsaydı biz Clinton'un Dış İlişkiler Başkanlığı görevlerindeki söylemlerine, Obama olsaydı Obama’nın başkan iken yapmaya çalıştığı faaliyetlere bakıp tahminde bulunacaktık.
Peki Donald Trump'ı Nasıl Anlamalıyız
Trump’ın diğer başkanlarda olduğu gibi geçmişe ait bir siyasi yaşantısı çok yoktur. AMA Trump'ı anlamamıza yardımcı olacak en önemli faktör onun ABD'de İş dünyasında sergilediği hal, hareket, tavırlar ve faaliyetlerdir. Donald Trump Ülkesini adeta zamanın da kendi yönettiği şirketlerde uyguladığı metotlarla yönetmektedir. Bu metodun adı İngilizce tabiri ile FEAR (KORKU) metodudur. Trump’ın uyguladığı bu strateji söz konusu diğer ülkelere güç faktörünü ön plana koyarak korku, tehdit unsurlarını kullanıp baskı yöntemi ile istediğini elde etmektir.
Trump’ın 18 aylık başkanlık sürecinde Meksika sınırına duvar örmesi, Kuzey Kore ile savaşın eşiğine gelmesi, Kanada ile kavga etmesi, Çine ek gümrük vergileri koyup ticaret savaşları başlatması , demokratları hükümeti kapatma ile tehdit edip yasama kararlarına zora dayalı kabul ettirmeye çalışması , Kudüsü Israil’in başkenti ilan etmesi ve Türkiye'ye yaptırım kararları alması yukarıda saydığımız korku, tehdit ve baskı stratejilerinin en açık örneklerini oluşturmaktadır.
ÇÖZÜMLER:
1. Türkiye Ekonomisinin ihtiyacı olan tek şey uzun vadeli bir yapısal reform planı ve planın uygulanmasıdır. Ülke ekonomisi için öncelikle bizi dışa bağlayan faktörler belirlenmeli ve bu faktörler acilen minimum seviyeye getirilmelidir. Sanayi, AR-GE, Teknoloji, Endüstri 4.0 ve Yeni Nesil Tarım Uygulamaları ve Üretimi derhal hayata geçirilmelidir. İthalata konu olan ürünlerin üretimine hız verilmelidir. Özellikle enerji alanında yeni kaynakların bulunmasına önem verilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti denildiği zaman bu ülke şu enerji kaynağı ile (belki bor belki de başka bir kaynak ile ) lider ülkedir izlenimi ve algısı yaratılmalıdır. Cari ve Bütçe açıklarını önleyici yeni stratejiler hayata geçirilmelidir.
2. Ekonomi Kurumlarının işlevi etkili hale getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası BAĞIMSIZDIR. Bu söylem defalarca kez tekrar edilmelidir. Beklentiler iyi yönlendirilmelidir. Çünkü ekonomi algısal ve kırılgan bir olgudur. Beklentiler olumlu yönlendirilirse Ekonomik göstergeler otomatikman düzene girecektir.
3. Uzun vadeli planlar ha deyince gerçekleşmediği için gerçekleşme sürecine kadar kısa vadeli önlemler uzun vadeli planların önünü açacak şekilde yürütülmelidir. TCMB para politikası araçlarını ekonomi gidişatını iyi bir şekilde gözlemleyerek olumlu bir beklenti yaratacak şekilde kullanmalıdır.
4. ABD Başkanı Trump yerinde durmayacaktır. Bu onun karakteristik özelliğidir. O yüzden Trump’a karşı sağlam tavır korunmalı uyguladığı korku, tehdit ve baskı politikalarına karşı geri adım atılmamalıdır.
Sonuç olarak tüm bu gelişmelere doğrultusunda bizim üzerimize düşen ve yapılması gereken birçok faktör bulunmaktadır. Ben sadece birkaçını saymak ve çözüm üretmek ile yetindim.
Her zaman yaptığımız gibi Ülke olarak bazı şeyleri iyi düşünüyoruz bazen güzel fikirler, projeler yeni uygulamalar ve stratejiler aklımıza geliyor niyetleniyoruz ve bir TÜRK gibi işe başlıyoruz ama aynı heyecan ile işi bitiremiyoruz yarım yamalak kalıyor bazı şeyler o yüzden kendimize gelelim YARIM KALMASIN HERŞEY TÜRKİYEM...
Gürkan DANIK/ EKONOMİST
03.08.2018
Kızılelmaya Selam Olsun...
23 Temmuz 2018 Pazartesi
Temmuz Ayı Dolar-TL Kuru Analizi ve İleriki Süreçlerde Gerçekleşebilecek Senaryolar
Döviz kurlarının bol volatilite yaşadığı bir ayı geride bırakıyoruz özellikle 24 Haziran seçimleri sonrasında temmuz ayının başlarında ani yükselişler gerçekleştiren dolar/tl kuru şuanda yurtiçi ve yurtdışı gelişmelere bağlı olarak düşüş trendinde gerçekleşiyor.
Temmuz ayının başlarında Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni kabinesinin açıklanması ile birlikte ekonomi alanına bakacak bakanların sürpriz isimlerden oluşması ile birlikte ilk kurlarda ilk yukarı doğru hareketlenmeler başladı. Piyasaların beklemediği sürpriz isimlere ek olarak TCMB’nın bağımsızlığına yönelik endişeler ve doların gelişen ülke ekonomileri üzerinde yükseliş trendine geçmesi, ülkemizde dolar/tl kurunun 4.97 olarak gerçekleşmesine ve yeni bir rekorun elde edilmesine neden oldu.
Temmuz ayının ikinci haftasında ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın piyasalara yönelik yapmış olduğu açıklamalar yükselen kurun ateşini bir nebze olsun alarak dolar/tl kurunun 4,78 seviyesine geri çekilmesi ile sonuçlandı.
Belirli bir süre 4.80- 4.85 arası dalgalanan dolar kuru yurtdışında meydana gelen gelişmelerle TL’nin değer kazanmasına ve dolar/tl kurunun 4.78 aşağı yönlü direnç noktasını kırmasına neden oldu şuanda da kur 4,75 ve altı seviyesinde gerçekleşiyor.
Yurtdışında meydana gelen olaylar ise ABD Başkanı Donald Trump’ın FED’in faiz politikalarını eleştirmesi, ABD-İran arasında yaşanan gerginlik, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Putin görüşmesinin bazı çevreler ve kurumlarca hoş karşılanmaması, ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşları vb, diğer tüm etkenler doların tüm ülke piyasalarında değerinin düşmesine neden oldu.
Türkiye ekonomisinin en makroekonomik göstergeleri de temmuz ayında açıklandı. Son verilere göre 2018 de haziran ayının enflasyon rakamları aylık bazda %2.61 artış gösterirken yıllık enflasyon ise %15.39’a çıktı. Bu seviye son yılların en yüksek seviyesi olarak karşımıza çıktı.
Şimdi gelelim temmuz ayının son haftasında yaşanması muhtemel olaylara, bugün tüketici güven endeksi açıklandı ve endeks %3 oranında bir artışla 73,1 seviyesine çıktı. Bu güzel bir haber ama asıl önemli gelişmeler yarın toplanacak olan TCMB’nın PPK toplantısından çıkacak faiz kararları olacaktır. Piyasaların beklentileri ise 100bp oranın da gerçekleşmesi beklenen faiz artışı kararı, eğer faiz artışı kararı çıkarsa TL’nin dolar karşısında ki değer artışı devam edip, dolar/tl kurunun ise 4.60 seviyelerine kadar inmesi düşünülmektedir.
Gerçekleşebilecek Senaryolar:
TCMB’nın faiz kararları ile birlikte faiz artışı kararı verilirse dolar kuru düşüş trendine devam edip 4.74 alt seviye direnç noktasını kırıp 4.70 ve altı seviyesine kadar düşebilecektir.
TCMB eğer faiz artışı kararı vermezse 4.80 üst direnç noktasına yönelik ani artış hareketleri oluşma ihtimali yüksektir. 4.80 seviyesini geçen kur seviyesi günlük değişimlerle rekor seviyeleri zorlayabilir.
Gürkan Danık/ Ekonomist
13 Temmuz 2018 Cuma
DOLAR KURU İLE İLGİLİ YORUMUM
Evet değerli arkadaşlar bugün gerek sosyal medyadan gerekde özelden döviz kurlarına yönelik birçok mesaj aldım bazılarını cevaplayabildim bazılarını cevaplayamadım cevap veremediklerimden ise özür diliyorum şimdi sizler için 2 grafik bir tanede teknik analiz paylaşıyorum bunun üzerinden sizlere açıklama yapmaya çalışacağım
Değerli dostlar takip ettiğiniz gibi Türkiye Cumhuriyetinin yeni sisteme geçişi ve hemen akabinde açıklanan yeni kabine ile birlikte piyasalarda oldukça hareketli günler yaşıyoruz yeni kabine açıklanmadan önce 4,54 seviyesinde olan dolar kuru kabinenin açıklanması ve ekonomi yönetiminde süpriz isimlerin çıkması ile ani ve sert yükselişlerle 4,90 seviyesine çıkmış ve dün gecede yeni bir rekor ile 4,97 seviyelerini görmüştür.
Tabi ki bu yükselişin nedenini ve yükseliş trendinin devam edip etmeyeceğini yatırımcılar olarak merak ediyorsunuzdur. Şimdi kısa bir özetle ve paylaşacağım grafikler üzerinden anlatmaya çalışacağım
Kur yükselişlerinin nedenleri.
1. Yeni kabinenin açıklanması ile birlikte ekonomi yönetimine gelen isimlerin piyasaların beklemediği isimler olması hazineden sorumlu bakanın eski enerji bakanı Berat Albayrak'ın olması piyasalara süpriz etki yarattı. Uzmanlara göre piyasalar Naci Ağbal, Mehmet Şimşek,Nihat Zeybekçi gibi tanıdık ısimleri bekliyordu.
2. Kabine açıklandıktan sonra Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğanın basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarda faiz ile ilgili söylemlerinin piyasa tarafından yanlış anlaşılması Sayın Başkanımızın banka faizlerinden bahsetmişti ama piyasalar TCMB Faizlerini anladı.
3. TCMB'nın bağımsızlığına yönelik endişeler
4. Yurtdışı etkenler ABD- Çin Ticaret Savaşı söylemleri ve doların Trumpın NATO üyeliğine yönelik keskin ve politik söylemleri ile dalgalanması
5. ABD Merkez Bankası FED'in önümüzde ki süreçlerde 2 defa daha faiz artışı yapması beklentisi
Tüm bu nedenler dolar-tl kuru üzerinde baskılar oluşmasının en önemli nedenleridir. Yatırım yapacak arkadaşlarıma, abilerime,amcalarıma şunları öneriyorum
Grafiklerden yola çıkarak ilk iki grafiği bugün kendi FOREX uygulamam Meta Trader 5 uygulamasından aldım doların seyrini dalgalanmaların gidişatını çizgi ve mum grafiklerini tam 10 saat kesintisiz takip ettim dolar kuru enteresan bir şekilde 4,85-4,88 arasında gitti geldi defalarca kez dalgalanan kur istediğim sabit bir noktada durmadı. Buradan anlaşılacağı üzere piyasalarda saatlerce alım ve satımlar gerçekleşti. Bugün yaptığım tüm yatırım emirlerinde sadece dakikalık ve saatler kazançlar elde edebildim
Yani buradan şunu söyleyebilirim dolara yatırım yapmak önümüzde ki 2 hafta boyunca tehlikeli bu vakitlerde yatırım yapmayın 24 Temmuzda TCMB PPK'yı toplayacak bu toplantıdan büyük ihtimalle faiz arttırımı kararı gelecek bu tarihten itibarende kur ani politik gelişmeler olmazsa düşüş trendine geçecektir. FED'in faiz kararları da tabiki gözden kaçırılmamalı
Diğer grafik ise fiyat karşılaştırmaları sonucu elde edilen teknik analiz 5-30 dk 1 saatlik ve günlük olarak yatırımlara yön veren teknik analiz şuanda dolar alımı yapmayı güçlü olarak görüyor bu analiz gün boyunca defalarca kez değişti o yüzden yanılmayın ama teknik analizlerde gözünüzün önünde bulunsun
Kısaca diyorum ki dolara yatırım yapalım mı diyen değerli dostlar siz doları bir iki hafta daha takip edin ama yatırım yapmaya yanaşmayın kendinize şunu sorun dalgası fazla bir denizde mi yüzmek güvenlidir yoksa durgun bir denizde mi?
Gürkan DANIK/ Ekonomist
DOLAR KURU İLE İLGİLİ YORUMUM
Evet değerli arkadaşlar bugün gerek sosyal medyadan gerekde özelden döviz kurlarına yönelik birçok mesaj aldım bazılarını cevaplayabildim bazılarını cevaplayamadım cevap veremediklerimden ise özür diliyorum şimdi sizler için 2 grafik bir tanede teknik analiz paylaşıyorum bunun üzerinden sizlere açıklama yapmaya çalışacağım
Değerli dostlar takip ettiğiniz gibi Türkiye Cumhuriyetinin yeni sisteme geçişi ve hemen akabinde açıklanan yeni kabine ile birlikte piyasalarda oldukça hareketli günler yaşıyoruz yeni kabine açıklanmadan önce 4,54 seviyesinde olan dolar kuru kabinenin açıklanması ve ekonomi yönetiminde süpriz isimlerin çıkması ile ani ve sert yükselişlerle 4,90 seviyesine çıkmış ve dün gecede yeni bir rekor ile 4,97 seviyelerini görmüştür.
Tabi ki bu yükselişin nedenini ve yükseliş trendinin devam edip etmeyeceğini yatırımcılar olarak merak ediyorsunuzdur. Şimdi kısa bir özetle ve paylaşacağım grafikler üzerinden anlatmaya çalışacağım
Kur yükselişlerinin nedenleri.
1. Yeni kabinenin açıklanması ile birlikte ekonomi yönetimine gelen isimlerin piyasaların beklemediği isimler olması hazineden sorumlu bakanın eski enerji bakanı Berat Albayrak'ın olması piyasalara süpriz etki yarattı. Uzmanlara göre piyasalar Naci Ağbal, Mehmet Şimşek,Nihat Zeybekçi gibi tanıdık ısimleri bekliyordu.
2. Kabine açıklandıktan sonra Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğanın basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarda faiz ile ilgili söylemlerinin piyasa tarafından yanlış anlaşılması Sayın Başkanımızın banka faizlerinden bahsetmişti ama piyasalar TCMB Faizlerini anladı.
3. TCMB'nın bağımsızlığına yönelik endişeler
4. Yurtdışı etkenler ABD- Çin Ticaret Savaşı söylemleri ve doların Trumpın NATO üyeliğine yönelik keskin ve politik söylemleri ile dalgalanması
5. ABD Merkez Bankası FED'in önümüzde ki süreçlerde 2 defa daha faiz artışı yapması beklentisi
Tüm bu nedenler dolar-tl kuru üzerinde baskılar oluşmasının en önemli nedenleridir. Yatırım yapacak arkadaşlarıma, abilerime,amcalarıma şunları öneriyorum
Grafiklerden yola çıkarak ilk iki grafiği bugün kendi FOREX uygulamam Meta Trader 5 uygulamasından aldım doların seyrini dalgalanmaların gidişatını çizgi ve mum grafiklerini tam 10 saat kesintisiz takip ettim dolar kuru enteresan bir şekilde 4,85-4,88 arasında gitti geldi defalarca kez dalgalanan kur istediğim sabit bir noktada durmadı. Buradan anlaşılacağı üzere piyasalarda saatlerce alım ve satımlar gerçekleşti. Bugün yaptığım tüm yatırım emirlerinde sadece dakikalık ve saatler kazançlar elde edebildim
Yani buradan şunu söyleyebilirim dolara yatırım yapmak önümüzde ki 2 hafta boyunca tehlikeli bu vakitlerde yatırım yapmayın 24 Temmuzda TCMB PPK'yı toplayacak bu toplantıdan büyük ihtimalle faiz arttırımı kararı gelecek bu tarihten itibarende kur ani politik gelişmeler olmazsa düşüş trendine geçecektir. FED'in faiz kararları da tabiki gözden kaçırılmamalı
Diğer grafik ise fiyat karşılaştırmaları sonucu elde edilen teknik analiz 5-30 dk 1 saatlik ve günlük olarak yatırımlara yön veren teknik analiz şuanda dolar alımı yapmayı güçlü olarak görüyor bu analiz gün boyunca defalarca kez değişti o yüzden yanılmayın ama teknik analizlerde gözünüzün önünde bulunsun
Kısaca diyorum ki dolara yatırım yapalım mı diyen değerli dostlar siz doları bir iki hafta daha takip edin ama yatırım yapmaya yanaşmayın kendinize şunu sorun dalgası fazla bir denizde mi yüzmek güvenlidir yoksa durgun bir denizde mi?
Gürkan DANIK/ Ekonomist
27 Mayıs 2018 Pazar
DÖVİZ KURLARININ SEYRİ VE DOLARIN SON DURUMU
Bu soruya kendimce cevap vermeden önce küçük bir sitem ile başlayayım cümlelerime bir hafta boyunca herkesin adeta bir ekonomist (!) olduğu bir ortamda çok güzel bir gözlem yapma fırsatı buldum ve tekrar kendi kendime şu sözleri söyledim bu ülkenin gelecek nesilleri için erken yaşta eğitim müfredatına finans eğitimi koymak şarttır. Biz iktisadi bilgileri sadece üniversite çağında bireylere verince bu bilgi bazı beyinlere çok ağır geliyor ve aynı bu haftada olduğu gibi boş boş yorumlar, gerçeklik ile alakası olmayan teoriler ve onca şehir efsanesi etrafta kol geziyor.
Şimdi ekonomi ilmine 6 yılını vermiş bu işin üniversitesini okumuş ve yüksek lisansını yapmış ve ekonomi alanında ulusal ve uluslararası anlamda çalışmalar sunmuş bir birey olarak düşüncelerimi kaleme almaya başlıyorum.
Son aylarda her şeyin üst üste bindiği çok farklı bir dönem yaşıyoruz ekonomik konjonktürde meydana gelen değişimler ülkemizde tekrar bir seçim atmosferine girmesi ile ekonomik değişkenlerin dip ve zirve noktalarını belirleyen yeni dalgalanmalara neden oldu. Nitekim bu süreçte dolar kuru 4,90 seviyelerini görmüş Türkiye Cumhuriyet Merkez bankasının yapmış olduğu hamleler ile 4,65 seviyelerine geri dönmüştür.
Döviz kurları ülkemizin ekonomik durumu için son derece önemli bir gösterge dış ticaretin seyrini, paranın değerini, fiyat istikrarını ve makro ekonomik göstergelerin seyrini çok kolay etkileyen bir faktör dür. Dolar kurunu son bir haftada etkileyen ana faktörler yurtiçi ve yurtdışında meydana gelen ani ve keskin değişimlerdir. Kurlarda meydana gelen bu değişim TL'nin değeri üzerindeki etkisi de büyük olmaktadır.
YURTİÇİ NEDENLER
Doların yükselmesine etki eden yurtiçi nedenleri şöyle sıralayabiliriz. Birinci etken Türkiye'nin 2018 yılında Şubat ayından Aralık ayı dönemine kadar yapması gereken dış borç geri ödeme tutarının 93,5 milyar doları bulması bu dış borç ödeme işlemlerinin Nisan ve Mayıs aylarında toplanması ile döviz talebinin yükselmesi kurları yükseltmektedir. (İlgili tabloyu Hazine Müsteşarlığı kaynaklarından veriyorum Tablo 1)
|
|
2018 (
Şubat-Aralık)
|
|
GENEL
TOPLAM
|
93.501
|
|
KAMU SEKTÖRÜ
|
19.804
|
|
ANAPARA
|
15.181
|
|
FAİZ
|
4.623
|
|
ÖZEL SEKTÖR
|
73.697
|
|
ANAPARA
|
68.759
|
|
FAİZ
|
4.939
|
Bir başka etken ise tüm bu kur yükselişleri gerçekleşirken hane halkının da psikolojik beklentileri doğrultusunda kurlardaki yükselişi görerek döviz talep etmeleri kurları daha da yükseltmektedirler.
YURTDIŞI NEDENLER
Dolar hemen hemen tüm dünyanın kullandığı ve kabul ettiği bir konvertibilite paradır. Bu özelliğinden dolayı bizim dışımızda meydana gelen olaylar bu paranın seyrini de değiştirebilmektedir. Son günlerde endeks değerlerine baktığımız zaman Dolar endeksinde tüm dünyada meydana gelen bir yükseliş görüyoruz özellikle Euro/Dolar paritesi doların lehine gerçekleşmektedir. Dolar bu gelişimler doğrultusunda diğer para birimlerine göre değer kazanmakta TL ise diğer para birimlerinde olduğu gibi bu zaman sürecinde de değer kaybetmektedir.
En önemli yurtdışı etkenlerden biri ise finansal sisteme ve yatırımlara büyük etkisi olan kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye yönelik vermiş oldukları kararlardır. S&P, Moodys ve diğer derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine yönelik düşük puanları yabancı yatırımcıları ve bu doğrultuda da döviz kurlarını da etkilemektedir. Bu kuruluşların hep bir ağızdan söylediği ortak söylem Türkiye bankacılık sisteminin ve finansal derinliğin tam olarak sağlanamadığı ve bu doğrultuda meydana gelen güven eksikliğine dayanarak puan düşüşüne karar vermeleridir.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının daha önceki yanlı söylemleri ve derecelendirme yaparken tutarsız kararları ve usulsüzlük söylentileri ile geçmişi olan bu kuruluşların seçim atmosferi içerisinde olan Türkiye'ye yönelik vermiş oldukları ani karar da çok tartışılır boyutta...(!)
Ekonomi disiplini iki yönlüdür bunlardan birisi matematikseldir diğer yönü ise psikolojiktir. Birçok ekonomik değişkeni biz bu iki yönü kullanarak açıklarız. Kısacası tüm bu yönleri görmek ve açıklamak bir eğitim işidir. Başta yapmış olduğum sitem ekonomiden zerre kadar anlamayan kişilerin bu konu ile ilgili olarak boş yorum yapmalarıdır.
Şimdi anlayabilecek kişilere yönelik olarak işin matematiksel boyutu ve psikolojik boyutundan da bahsediyorum aşağıda vermiş olduğum grafiklerde belli günlerde dip ve zirve yapan noktaları açıkça görmek mümkündür. (GRAFİK 1-2) Mayıs ayının 22. Gününde başlayan yükseliş trendi 23 ve 24. günde devam etmiş ve az önce yukarıda bahsetmiş olduğumuz yurtiçi ve yurtdışı nedenlerinin etkisi ile de 4.90 seviyesi geçerek tepe direnç noktalarını kırarak yeni rekoruna imza atmıştır. TCMB'nin faizler üzerinde yapmış olduğu hamlelerle de tekrar kısa bir düşüş trendine geçerek 4.60-65 aralığında kur dalgalanmaktadır. Günlük ve aylık düzenlenen grafiklerde bu sürecin siyasi atmosferde inişli çıkışlı olabileceğini ve belki de 5 ve üstü seviyelerini görebilmemiz bu ortamda mümkündür. Düşüş eğilimi bekleyen yatırımcıların uzun vadeli olarak yatırım kararlarını seçim sonrasına ve gerçekleşecek sonuçlara göre alması mantıklı bir hamle olacaktır. (GRAFİK 2)
GRAFİK.2
En basit örneği Enflasyonun yükseleceğine dair beklenti içerisinde olan bireyler diyelim ki üretici sınıfı maliyetlerini karşılamak için ürünün fiyatına ekleme yapar ve fiyatların yükselişi enflasyonu doğurur yani enflasyon beklentileri enflasyonu ortaya çıkartır. Aynı şey döviz kurları içinde geçerlidir. Doların yükseleceği söylentisi yayıldığı zaman hane halkı daha da dolar talep edip kuru daha da yükseltir.
Psikolojik olarak bireylerin bu noktada dikkatli olmaları gerekmektedir. Bireye düşen şehir efsanelerine inanmayıp, boş yorumlara kanmayıp ekonomik hamlelerini düşünerek, tartarak gerçekleştirmelidir.
DIŞ MİHRAKLAR VAR MI?
Türkiye gibi gerek coğrafi gerek tarihi zenginliği ve jeopolitik riski yüksek ülkelerde ve ülkemize yıllarca göz dikmiş boynu tasmalı sahipleri haçlı kişileri göze aldığımızda dış mihrakın varlığı her zaman mevcuttur. 15 yıl boyunca ekonomik anlamda hızlı bir değişim ve gelişim gösteren ülkemizde bu tür oyunların görülmesi normaldir. Dış mihrakın gözünü korkutacak birçok faktör gerçekleşmiş ama hala eksik yönleri kalmıştır. Bunlardan biri "Cari Açık" sorunudur bu geniş makasın iki ucunu acil bir şekilde daraltmamız gerekmektedir. Ekonomik olarak bir diğer geliştirilmesi gereken ana unsurlar ise Eğitim, Finansal Derinlik, Hukuki Statüdür. Bu saydığımız süreçler 15 yıl içerisinde gelişim göstermiştir. Ama daha eksik olan ve yapılması gereken çok daha fazla reformsal hamlelere gerek vardır.
NE YAPILMALI
1. Öncelikle ülkemizin içerisinde ki seçim atmosferini sağ salim atlatmalı siyasi istikrarın göstergesi pekişmelidir.
2. Hane halkı ekonomik hamlelerini yaparken kesinlikle söylentilere değil bu işi iyi bilen finansçılardan görüş alarak hamlelerini yapmalıdır.
3. TCMB hamlelerini biraz daha zamanında ve etkin bir şekilde gerçekleştirmelidir.
4. Ekonomik söylemler güven verici etki oluşturur ve şeffaf söylemler gerçekleşirse beklentiler olumlu gerçekleşecektir.
5. Uzun vadede bireylere kesinlikle finans eğitimi verilmelidir.
6. Cari açık problemine neden olan faktörler (Enerji- Doğal Kaynak) belirlenip bu probleme yönelik olarak kesin çözümler üretilmelidir.


